counter create hit
SAMTEK Mühendislik » 2008 » January
jump to navigation

Kızılay Şube Binası Kazan Dairesi 02/01/2008

dsc07452.jpg dsc07437.jpg dsc07436.jpg dsc07435.jpg dsc07430.jpg dsc07429.jpg dsc07433.jpg dsc07434.jpg

İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü Yetiştirme Yurtları

dsc07424.jpg dsc07423.jpg dsc07419.jpg dsc07417.jpg dsc07416.jpg dsc07415.jpg dsc07412.jpg dsc07410.jpg dsc07409.jpg dsc07407.jpg dsc07408.jpg dsc07406.jpg dsc07405.jpg dsc07414.jpg dsc07418.jpg

Gazi Sosyal Tesisleri

sosyal-tesisler-dyth-hat.jpg dsc07365.jpg sosyal-tesisler-kazan2.jpg sosyal-tesisler-kollektor.jpg sosyal-tesisler-kazan1.jpg sosyal-tesisler-brulor2.jpg sosyal-tesisler-brulor1.jpg

Havalandırma Tesisatı

1 – UYGULAMA ESNASINDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR :

1.1 – Kullanılacak malzeme, alet ve cihazlar işletme ve çalışmada maruz kalacakları şartlara uygun seçilmiş olacaklardır.

1.2 – Korozyon vaki olması muhtemel kısımlarda önceden kabul edilmiş korozyona dayanıklı malzemeler ve montaj metotları kullanılacak, bu meyanda pil reaksiyonu göstermeleri muhtemel birbirine uygun olmayan malzemeler izole edileceklerdir.

1.3 – Tecrit tabakasının hava cereyanına maruz kalacağı yerlerde tecrit malzemesinin parçalanarak uçmasına veya titreşim yaparak kullanılacaktır. parçalanmasına mani olmak üzere, böyle yerlerde yüzeyi fabrikasınca plÜ¢stik veya benzeri bir levha ile kaplanmış izolasyon malzemesi

1.4 – Motorlar, pislik ayırıcılar, filtreler, ısıtıcı ve soğutucu serpantinler ve benzeri cihaz ve aksesuarlar tamir, bakım ve değiştirilmeleri için kolayca ulaşılabilecek yerlere monte edilecek ve gerekli ulaşma tedbirleri alınmış olacaktır.

1.5 – Gresörlükler kolayca ulaşılabilmeleri için yatakların tam üzerine getirileceklerdir. Eğer yağlanacak yataklar görünmez veya ulaşılamaz yerlerde ise uygun uzatma parçalarıyla kolayca ulaşılabilir yerlerden greslenmeleri veya yağlanmaları temin edilmiş olacaktır. yerlerde ise uygun uzatma parçalarıyla kolayca ulaşılabilir yerlerden greslenmeleri veya yağlanmaları temin edilmiş olacaktır.

1.6 – Bütün hava kanalları ve hava sistemi filtreler monte edilmeden ve fanlar çalıştırılmadan evvel tamamen temizlenmiş olacaktır.

1.7 – Filtre ihtiva eden sistemlerde vantilÜ¢törler çalıştırılmadan evvel filtrelerin taşıyıcı çerçeveleri veya şaseleri yerine hava sızdırmaz şekilde sökülmeyecek tarzda takılacak ve kirlenmiş olan filtreler geçici kabulden sonra İdareye teslim edilirken temizlenecek veya temizleriyle değiştirilecektir. Bunun için hiçbir bedel ödenmeyecektir.

2 – HAVA KANALLARI :

UYGULAMA ESNASINDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR :

Dikdörtgen kesitli kanallar bütün keskin köşeleri giderilmiş, saçlar muntazam ve dik kıvrılmış olarak imÜ¢l edileceklerdir.

Saç levhalar titreşime mani olmak ve rijitlik vermek üzere gereken kısımlarda çemberlerle ve mesnetlerle donatılacaktır.

– Kanallar ve askıları düzgün, muntazam ve bir seviyeli olarak monte edilecektir.

2 – KANALLAR :

2.1 – Kanal güzergÜ¢hları en az istikamet değişikliği yapılacak ve ani dönüşlerden kaçınılacak şekilde tayin edilecektir.

2.2 – Kanalların etrafında, mükemmelen tespit edilmeleri ve proje veya şartnamelerde belirtilmiş izolasyonun konması için gerekli açıklık bırakılacaktır.

2.3 – Boyunsuz olarak ana kanala bağlanacak branşmanlarda istikamet değiştirici kanatçıklar kullanılacaktır.

2.4 – Borular veya kirişler dolayısıyla kanalların daralmasını gerektiren hallerde değişiklik gerektiren mesafe 60 cm.’den fazla ise hava hızında değişiklik yapılmayacaktır. 60 cm.’den kısa mesafede değişikliklerde hava hızı %10’dan fazla olmamak şartıyla arttırılabilecektir.

2.5 – Her bir vantilÜ¢törün (aspiratörün) veya serpantinin hava çıkış tarafında kanala veya hücreye kaynaklı veya vidalı monte edilmiş kapaklı prina deneme nipelleri konacaktır. (ܖlçme yapılabilmesi için).

2.6 – Kavisli dirseklerde, eksen yayı yarı çapı kanal genişliğinin %150’sinden az ise veya projede belirtilmişse dönüş kanatçıkları kullanılacaktır.

2.7 – Belirtilmiş olan kanal çemberleme ve tespit parçaları asgari miktardır. Çalıştırmalar veya denemeler sırasında husule gelecek herhangi bir eğilme veya titreşimi önlemek için ilÜ¢ve çemberler veya tespit parçalan kullanılacaktır.

2.8 – Kanalların, boruların veya cihazların askı çubuklarından birisinin kanalı delmesi mecburiyeti hasıl olursa, çubuğun etrafına kapatma plÜ¢kası konup kaynakla veya perçinle bağlanacak kanal sızıntısını önleyici macunla sızdırmazlık temin edilecektir. (8.2.4 gözönünde tutulmak şartıyla.)

2.9. – Kanallar arasındaki gerek sabit gerek esneklik sağlayan bağlantılarda ve kanalın cihazlara ve eklenti parçalarına bağlanmasında az meyilli konik geçiş parçaları kullanılacaktır.

3 – KANALLARLA İLGİLİ DİܐER HUSUSLAR :

3.1 – Kanal için gerekli galvanizli saç levhalar veya kanal kısımları gerekli bütün çemberleme ve tespit parçalarıyla birlikte ihzar edilecektir. Hava hızları aksi projede belirtilmediği veya İdarenin yazılı muvafakatı olmadığı hallerde ana dağıtım kanallarında 8 m/sn.’yi ana emiş kanallarında 6,5 m/sn.’yi geçmeyecektir.

3.2 – Galvanizli saç İdarenin kabul edeceği milletlerarası bir standarda uygun olacaktır.

3.3 -Saç kanal işlerinde saç kalınlıkları, birleştirmeler ve çemberler şartnamenin diğer kısımlarında verilen değerlere uygun olacaktır.

3.4 – 50 cm.’den geniş ve izolesiz kanallar bükme makinesiyle çaprazlanmış olacaktır.

3.5 – Kanallarda kesit değişiklikleri mümkün olduğu kadar uzun konik geçiş parçalarıyla yapılacaktır. Aksi kontrollükçe kabul edilmediği takdirde branşmanlar, ana kanal eksenine nazaran en çok 45° açı yaparak ayrılacaklardır.

3.6 – ܜfleme ve emme kanallarının klima havalandırma santralleriyle veya vantilÜ¢törlerle bağlantısı; bütün genişliği 15 cm. olan en iyi cins, ağır, kauçuk emdirilmiş (emprenye etmek) branda bezi ile yapılacaktır. Bu ağır brandanın kanallara bağlantısı genleşme parçaları yardımı ile yapılacaktır. (Tip detaya uygun olarak.)

4 – KANAL ASKILARI :

4.1 – Kanal askı ve tespit işlerinde kullanılacak demir işçiliği için gerekli malzeme şartnamenin diğer kısımlarında belirtilmiştir. Askılar ayar edilebilir olacak ve 2 m. den fazla aralıklı yapılmayacak, ayrıca istikamet değişmelerinde mutlaka konacaktır. İki tip askı kullanılacaktır.

4.1.1 – U şeklinde kıvrılmış çubuk askılar (büyük ebadı 50 cm.’den az olan kanallarda),

4.1.2 – İki vidalı çubuk ve altta köşebent taşıyıcı, (büyük ebadı 50 cm. ve daha büyük kanallarda), kullanılacaktır.

5 – HAVA DAMPERLERİ :

5.1 – Hava damperleri ve kolon klapeleri, projelerde gösterilen yerlere ve bütün temiz hava girişlerine monte edilecektir. Bunların ayar kolları damperin açık ve kapalı durumları işaretlenmiş kadranları ve kelebek vidalı bir konumda tespit etme tertibatları mevcut bulunacaktır.

5.2 – Bunlar tek kanatlı ayırıcı tipten, kelebek tipten veya çok kanatlı tipten olacaklardır. Saç kalınlıkları 0,8 mm. den az olmayacak 25×25 köşebentle takviye edilmiş olacak, takviye yanlarında 30 cm.’den fazla takviyesiz kısım kalmayacak şekilde imal edilmiş olacaklardır. Takviyeler demperin çalışmasına mani olmayacak ve hava akımında türbülans meydana getirmeyecektir. Damper dayanma yerleri de aynı ölçüde köşebentten yapılmış olacak, damperin bir ölçüsü 100 cm.’den fazla olmayacaktır. Kanallar damperin geldiği yerde gerekli şekilde takviye edilmiş olacaktır.

5.3 – Çalıştırmadan evvel damperler kanallarda gerekli havayı temin edecek şekilde ayarlanmış olacaklardır.

6 – HAVA MENFEZLERİ :

UYGULAMA ESNASINDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR :

6.1.1 – Hava menfezlerinin kenarları hava sızıntısı yapmayacak şekilde kalafatlanacaktır.

6.1.2 – ܜfleme hızları döşemeden 180 cm. yüksekte 0.25 m/sn.’den fazla hava hızı meydana getirmeyecek şekilde seçilecektir. ܜfleme havasının oda havasıyla stratifikasyon (katmanlaşma, tabakalaşma) hasıl etmeden indüksiyon yoluyla karışması ve neticede bütün oda havasının eşit sıcaklıkta olması temin edilecektir.

6.1.3 – ܜfleme veya emme menfezleri devamlı hat şeklinde ise ara tespit ve şase parçaları gizlenecek. Yan yana gelen kısımların hizaya gelmesi ve köşelerde çıkıntı ve çarpıklık olmaması için gerekli tertibat alınacaktır.

6.2 – ANEMOSTATLAR :

6.2.1 – Projelerde gösterildiği şekilde anemostatlar temin ve monte edileceklerdir. Anemostatlar yayıcı ve karıştırıcı özellikte olacaklardır. Hava yayması döşemeden 180 cm. yüksekte şikÜ¢yeti mucip olacak bir hava hareketi meydana getirmeden istenen debiyi sağlayacak şekilde düzenlenmiş olacaktır ve 40 desibelden fazla bir ses tevlit etmeyecektir. Oda havası üfleme havasıyla her noktada karışacak ve odanın her yerinde sıcaklık denkleşmesi meydana gelecek hava cepleri (ölü mıntıkalar) hasıl olmayacaktır. Projede veya İdarenin isteğiyle damper monte edilebilecek ve hava debisi bu damperle kontrol edilebilecektir. Buna ilÜ¢veten anemostatlara debiyi eşitleyici yön vericiler (difüzörler)’de monte edilecektir. Bunların tutucu çubukları gizli olacak ve görünmeyecektir. Anemostatlar tavandan veya kanaldan çok aşağıya monte edilmeyecek şekilde projeleneceklerdir.

6.2.2 – Anemostatların dış kısmı iç (şase, damper ve yön vericilerin bulunduğu) kısma yaylı bir kilitle monte edilecek ve herhangi bir anahtar veya alet kullanmadan dış kısmın çıkarılması kabil olacaktır. Bunların damperleri çok kanatlı veya iki tarafa doğru açılan çift kanatlı tiplerden olacaktır. Anemostatlarda oda hava sıcaklığından 11°C daha soğuk veya 33°C daha sıcak hava üflendiğinde oda şartlarında şikÜ¢yet gerektiren bir sebep hasıl olmayacaktır.

6.3 – DELİKLİ TAVAN DİFܜZܖRLERİ :

6.3.1 – Devamlı delikli tavan difüzörleri, beyaz anodize alüminyum delikli panoları ve bunları taşıyan taşıyıcı konstrüksiyonu ihtiva edecek, tavana monte edilir tipten olacak ve projede belirtilen yerlere monte edilecektir.

6.3.2 – Bu tip difüzörler havayı yatay veya düşey düzlemde yayacaklar hava hızı yardımıyla oda havasından %20 nispetinde emme ve ikinci hava hareketi temin edecek vasıfta olacaklardır. Yüksek basınçlı ve alçak basınçlı akışlarla hava türbülansı meydana getirerek kullanıldığı hacimde tam bir sıcaklık eşitlemesi yapacak tarzda havayı yayacak karakterde olacaklardır.

6.3.3 – Difüzörler üflemede kullanıldıkları takdirde eşitleyici, yansıtıcı parçalarla teçhiz edilmiş olacaklar ve menfez boyunca eşit dağıtımı temin için damperlerle donatılacaklardır.

6.3.4 – Hasıl ettikleri ses şiddeti umumi mahallerde 40 desibelden, ameliyathane hacimlerinde 25 desibelden fazla olmayacaktır.

6.4 – MENFEZLER (ÇİFT SIRA KANATLI DAMPERLİ) :

6.4.1 – Menfezler duvarlardan emme ve üflemelerde kullanılacak çift sıra tek tek ayar edilebilir kanatlı olacak, yüze gelen kanatlar yatay, geridekilere düşey olarak monte edileceklerdir.

6.4.2 – Bu tip menfezler düşey olarak monte edileceklerdir.

6.5 – MENFEZLER (ÇİFT SIRA KANATLI DAMPERSİZ) :

6.5.1 – Bu çeşit menfezler 12.4’ün aynı olacak yalnız dampersiz imÜ¢l edilmiş olacaklardır.

6.6 – MENFEZLER (ÇİFT SIRA KANATLI DAMPERLİ) :

6.6.1 – Bu tip menfezler emiş menfezi olarak kullanılacak, tek tek ayarlanabilir tek sıra kanatlı olacak, kanatlar yatay gelecek şekilde monte edilecek, 12.4.2’de belirtilen bir damperle teçhiz edilmiş olacaktır.

6.7 – MENFEZLER (TEK SIRA KANATLI DAMPERSİZ) :

6.7.1 – Bu tip menfezler 12.6.1 gibi olacak, yalnız menfez damperi bulunmayacaktır.

6.8 -TEMİZ HAVA EMİܞ MENFEZLERİ :

6.8.1 – Bu tip menfezler dış hava emişlerinde kullanılacak Z tipi çok kanatçıklı olacak, fırtına zuhurunda kapatılabilecek üst üste binişleriyle suyun ve rutubetin binaya girmesine engel olacaklardır veya suyu tutan bir kısımla birlikte kullanılacaklardır.

7 – ABSOLܜ FİLTRELER :

7.1 – Tip ve kapasite yönünden projesine uygun olacaktır.

7.2 – Korozyona dayanıklı olarak imÜ¢l edilmiş taşıyıcı konstrüksiyonu havi olacak havanın baypas yapmasına mani olacak şekilde contalanmış veya kalafatlanmış olacak ve hava giriş kısmında 5 cm. kalınlıkta bir ön filtre konması kabil olacak şekilde imÜ¢l edilmiş olacaktır.

Endüstriyel Tesis Doğal Gaz Dönüşümü

sanayii2.jpgDoğal gaz, fiziksel özellikleri dolayısı ile endüstriyel kullanımı rahat, kontrolü kolay, ve gerek hava ve gerekse  çevreyi en az kirleten bir yakıt olarak sanayinin en tercih edilen yakıtlarından birisi olmuştur.

Endüstriyel bir tesis içinde doğal gazın kullanılabilir duruma getirilmesi için, gazın tesise girdiği ilk noktadan, gazın fırınlarda, kazanlarda yandığı son noktaya kadar spesifik bir mühendislik gerektiren şebeke dizaynı içinde muhtelif kademelerde kontrolü, ayarı, temizlenmesi, emniyet altına alınması ve akış ve yanma proseslerinin bir düzen içinde ayarlanması gerekmektedir. Tüm bu kademeler, gazın istenilen noktaları sevki için kullanılan boru hatlarını ve bu hatlar üzerindeki enstrumentasyonu içerir.

Enstrumantasyon, gaz mühendisliğinin belli-başlı bölümlerinden birini teşkil eder. Endüstriyel tesislerde gaz sistemleri enstrumantasyonları aşağıdaki şekilde nitelendirilebilir: 

 

  • Genel Sistem Enstrumentasyonu tech9.jpg

·         –Ölçme Sistemleri

·         Emniyet Sistemleri

·         Yakma Sistemleri Enstrumentasyonu

·         Yakma Sistemleri Proses Kontrolü

 

Genel sistem enstrumantasyonu başlıca, fabrikaya orta-yüksek basınçlarda gelen gazın basıncının, fabrikada emniyetli ve gerekli olacak seviyede bir basınca düşürüldüğü ve fabrika tüketiminin gaz satıcısı ile gaz alıcı arasındaki satış anlaşmalarına baz alınacak hacım ölçümünün yapıldığı bir giriş istasyonunu içerir. Bu istasyon regülatörler, hacım ölçme sayaçları ve ölçülen hacımları standart şartlara çeviren hacım düzelticiler, gazı temizleyen filtreler ve bazı emniyet cihazlarından meydan gelirler. Bazı özel yerlerde gelen gazın basıncı yüksekse, istasyonda basınç düşürme esnasında meydana gelecek soğumayı dengelemek için istasyon girişlerinde gaz ısıtıcıları kullanılır.

 

Bu istasyondan sonra, fabrika içi dahili dağıtım sistemi ile gazın kullanım noktalarına ulaşması sağlanır. Dağıtım sistemi içinde, akış esnasında borularda vibrasyonu ve sesi önlemek için dağıtım boruları, içlerinden akan gaz hacminin bir fonksiyonu olarak ebatlandırılır. Dağıtım sistemine ait boruların optimum güzergahlardan geçirilmesi ve bu güzergahların gereken emniyeti sağlayacak şekilde seçilmesi gerekmektedir. Boru ebatları akış hızı, debi, basınç kayıpları ve gaz transfer hacımları parametrelerini, içeren bir optimizasyon ile tespit edilmektedir.

Her kullanım noktasına, ana transfer hattından branş hatları çekilir. Bu hatlar üzerinde  doğal gazı gerektiğinde izole edecek el kumandalı veya uzaktan kumandalı motor vana bulunur.  Küresel vanalar, kolay kullanım özelliği ile en fazla tercih edilen valflerdir.

Bazı hallerde her branş ayracın da , opsiyonel olarak uzaktan kumandalı (Elektrikli ) bir emniyet  kapama valfi düşünülebilir. Böyle bir valf özellikle tehlikeli atmosfer  girişlerinde ihdas edilebilir. Valf ayrıca “Açık-Kapalı” sinyalizasyon anahtarı ile de techiz edilebilir.

Fırınlar ve kazanlar için gazın yanma sistemlerine kadar nakli esnasında çeşitli enstrumanlar mevcut olduğundan ve her enstruman kendi özelliklerine göre çeşitli orifice, nozzle, vs.gibi son derece hassas kontrol parçaları içerdiğinden gazın mümkün olan optimum seviyede temiz ve yabancı maddelerden ari olması gerekir. Bu iş için bir gaz filtresi kullanılması, özellikle ilk start up’larda önemli olabilir. Genellikle, yeni devreye giren tesislerde boru hatları kaynak çapakları, yabancı maddeler vs. ile bir hayli dolu olduğundan, filtrelerin ilk devreye almadan sonra çok sık aralıklarla değiştirilmesi ve kontrolu gerekecektir.

Temel Enstrumentasyonda en önemli komponent doğal gazın tevzi basıncından, sistem için gerekli yakma basıncına düşürüldüğü ikici kademe veya nihai regülatörlerdir. Regülatörler, yay operasyonlu olabileceği gibi özellikle yüksek basınçlarda seçilen “Pilot operasyonlu” tip olabilirler. Pilot operasyonlu regülatörler çok hassastır ancak pahalı dırlar. Bu sebeple genellikle çıkış basıncının 300 mbar veya daha düşük olduğu durumlarda, yay operasyonlular kullanılabilir.

Regülatörlerin başlıca işlevi gerek maksimum ve gerekse minimum debide, yakma donanımları kontrol vanasına kadar fix bir basınçta doğal gazı hazır tutmasıdır.

Bir regülatörün gaz çekiş ve kesiş durumlarına göre bir “Cevaplama” süresi vardır. Regülatör “cevaplama” sürelerinin uzaması ve basınç dalgalanma boyutlarını büyütür.  Genellikle cevaplama sürelerinin 2 saniyeyi geçmemesi istenir. Bununla beraber, değişik uygulamalara göre, cevap süresi bu sınır içindede olsa basınç dalgalanma boyutları çok değişik olabilir.

Regülatörleri takip eden dördüncü cihaz, genellikle ölçme cihazları olur. Sayaç konumları, enstrumentasyon maliyeti açısından özellik arzeder. Sayaç ebatları, dolayısıyla maliyetleri, kullanıldığı devredeki basınç arttıkça azalacağından bazen, sayaçların regülatör önlerine ve hemen filtreden sonra konulması bir alternatif olabilir. Muhtelif sayaç tipleri vardır. Bunlar: 

·         Pozitif deplasmanlı sayaçlar

·         Orifis tipi sayaçlar

·         Türbin tip sayaçlar

 

Diyafram tip sayaçlar daha ziyade 50 mbar altında ve 100 m3 ‘e kadar debiler için düşünülebilir. Hacim düzelticiler veya çeviriciler, sayacın monteli olduğu devredeki basınç ve ısıya göre kaydedilen “Gerçek” hacmi 0° C-1 Atmosfer veya 15° C-1 Atmosfer  şartlarındaki normal veya standart m3 değere çevirmektedir. Bunlar mekanik tip olabileceği gibi elektronik tiptede olabilirler.

Otomatik Emniyet Kapama Valfleri

Bu valflerin başlıca üç türü mevcuttur :

·         Kontrol altındaki basıncın yükselmesinde kapatan,

·         Kontrol altındaki basıncın azalmasında kapatan,

·         Kontrol altındaki basıncın yükselmesi veya azalması halinde kapatan

Regülatörler herhangi bir sebeple beklenmedik bir anda arıza yapabilirler. Regülatör çıkış basıncının kontrol dışında yükselmesi durumunda, bu durumu hissedip, regülatör girişini kapayan otomatik emniyet kapama valfleri kullanılması artık mühim bir uygulama haline gelmiştir. İlk iki tür valfın maliyeti hemen hemen aynı olmakla beraber, üçüncü tip ilave bir maliyet getirir, ancak bazı kritik yakma donanımlarında, yakma sistemleri içindeki gaz basıncının yüksek olması kadar, düşük olması da önemli bir faktör olduğundan, bu çeşit bir enstruman gerekebilir.

Otomatik Emniyet Tahliye Valfleri

İkinci bir emniyet enstrumanı otomatik tahliye vanasıdır. Otomatik Emniyet tahliye vanaları, herhangi bir sebeple regülatör çıkış basıncının artması ve otomatik kapama fonksiyonunun çalışmaması halinde, belirli bir set basıncının üzerindeki gaz birikimini atmosfere tahliye etme işlevini görür. Set basınçları, otomatik kapama valflerinin set basınçlarının biraz üstündedir.

Yakma sistemleri Enstrumentasyonu

Yakma sistemleri, değişik amaçlara göre değişik dizaynları içermekle beraber, genel olarak hemen hepsinde müşterek unsurlar vardır ve bunları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz. 

·         Hava ayarı

·         Gaz ayarı

·         Alev kontrolü

·         Isı kontrolü

·         Sistem Emniyet Enstrumanları

Tüm yakma donanımlarında şöyle veya böyle bu 6 unsurun kontrolunu ve manipulasyonunu  sağlayan enstrumanlar bulunur.

Yakma donanımlarında talep edilen enerjiye göre yakıt ve yakma kontrolü başlıca 3 ayrı ipte olabilir :

·         Aç/Kapa Kontrol

·         Kademeli  Kontrol ( genellikle iki kademeli )

·         Oransal Kontrol

Aç/Kapa kontrol tipi, isminden de anlaşılacağı üzere fix bir set değeri için, ısı talep eden fırına fix bir hızda ısı enerjisi sağlar ve sistem ısı set değeri aşıldığında brülör ateşlemeyi kapatır. Kademeli kontrol da brülör, ısı set değerinin altına düşürülmesinde yüksek alevleme’ye, ısı set değerinin aşılmasında ise alçak alevleme’ye geçer. Bu sistemlerde ısı set değerinin üst ve altında limit değerler olup bu değerlere ulaşıldığında brülör stop eder veya stop ‘ta ise ateşlemeye geçer.

Oransal sistemler ise, gaz ve hava oranları muhafaza edilebildiği sürece en ideal kontrol  şekli olup, gaz ve hava kontrolleri müştereken ısı talebinin artması veya azalmasına göre linear bir kontrol fonksiyonu yaparak sisteme hava ve gaz girişlerini, ayarlanmış gaz/hava oranı değişmeksizin azaltır veya çoğaltırlar.

Yanma için “Yakma Havası’na ihtiyaç vardır. Bu hava gerekli debi ve basınçta hava fan/motor grupları ile sağlanmaktadır. Brülöre ( Brülörlere ) giden yakma havası kontrol vanaları ile ayarlanır. El kumandalı basit fırınlarda, bu kontrol vanası basit bir kelebek valf olabileceği gibi otomatik kontrollu fırınlarda, bir servo-motor akuple edilmiş, kelebek veya özel bazı vanalar kullanılmaktadır.

Hava kontrol vanası çıkışındaki hava basıncı, debinin yüksek veya alçak oluşuna göre, değişen bir basınç yaratır. Hava basıncındaki debiyle orantılı bu değişim gaz kontrol vanasının kontrollünden kullanılır. Böylece yanma için gerekli gaz/hava karışım oranı 1/10 sağlanır. Bazı fırın sistemlerinde benzer kontrol enstrumanları olmakla beraber hava/gaz oranının fix değerde muhafazası bir micro-processor ile yapılmaktadır. Burada gerek hava ve gerekse gaz debileri ölçülür ve analog sinyaller aracılığıyla ulaştırılan ölçüm değerleri micro-processor ‘de değerlendirilerek hava ve gaz kontrol valfleri ayarlanır.

Brülör donanımları, brülör performanslarını devamlı kontrol altında tutan sensörleri içerir. Bir ateşleme rölesi, sensörlerden alınan durum sintallerine göre brülörü devreye sokar veya çıkarır. Brülörlerin çalışması esnasında devamlı kontrol edilen başlıca parametreler :

·         Alçak ( kifayetsiz ) hava basıncı,

·         Alçak ( kifayetsiz ) gaz basıncı,

·         Yüksek gaz basıncı

·         Alev kaybı

·         Yüksek fırın ısısı

Alev kaybı, brülörler üzerindeki “UV Tipi ” veya “Ionisation” tipi detektörler ile devamlı kontrol altındadır. Pilot ateşleme solenoid  valfleri, otomatik ve sıralı ateşlemenin uygulandığı yerlerde gerekecektir. Bunlar devamlı pilot veya kesintili pilot tercihlerine göre ya devamlı açar veya belirli aralıklarla Aç/Kapa yaparlar.

Buraya kadar, bir endüstriyel için gerekebilecek doğal gaz sistemine ait çok basit ve özet bilgiler verildi. Endüstriyel doğal gaz mühendisliği, bu ve buna benzer basit veya çok daha karmaşık sistemlerin dizaynı, enstrumantasyonu ve tüm bunlara ait spesifikasyonların tespiti ile uğraşır. Gaz mühendisi, tüm bu sistemleri dizayn ederken gerekli her türlü emniyet faktörlerini dikkate almak ve ayrıca dizayn ettiği sistem üzerine empoze etmekle yükümlüdür.

gazi belediyesi kazan dairesi

dsc07474.jpg dsc07472.jpg dsc07470.jpg dsc07469.jpg dsc07468.jpg dsc07467.jpg dsc07466.jpg dsc07471.jpg dsc07458.jpg dsc07455.jpg dsc07454.jpg dsc07453.jpg

Doğalgaz hakkında genel bilgiler

“Kutsal Ateş’’ deyimi, insanlık tarihi boyunca kullanılagelmiştir. Eski yunan ve mısır ülkelerinde asırlar boyunca yanan gaz tezahürleri olduğu bilinmektedir. Azerbeycanda, Bakü çevrelerinde de, gaz alevlerinin, bulunduğu muhtelif bölgelerde hırıstiyanlıktan önce kurulmuş olan mabedler, asırlar boyunca önemlerini korumuşlardır. Milattan sonra 221-263 yıllarında, Shu Han krallığı döneminde çinliler ilk defa doğal gazı bir enerji türü olarak tuz kurutma işlerinde kullandılar. Hatta daha bu tarihlerde, Çinliler doğal gazı içleri oyulmuş bambularla başka yerlere nakletme yolunu denemişlerdir.

17.asırda kuzey italyanların doğalgazı aydınlatma ve ısıtma maksadı ile kullandıklarına ait bariz vesikalar vardır. Amerika’da ilk gaz sahası keşfi 1815 yılında West Virginia’daki Charleston bölgesinde bir tuz madeni civarında olmuştur. Bundan 5 yıl sonrada ilk ticari gaz işletmeciliği 1820 yılında William Hart tarafından NewYork eyaletinde yapılmıştır.

Doğalgaz’ın ticari amaçla uzun bir mesafeye nakli ilk defa 1883’te gazın boru hatları ile Pitsburg’a getirilmesi ile gerçekleşmiştir. 1890 yılında aynı şehirde doğalgaz dağıtımı için tesis edilen boru hatlarının toplam uzunluğu 750 km’ye ulaşmıştı. Yine aynı tarihlerde Amerika sınırları içindeki diğer transmisyon hatlarının toplam uzunlukları ise 40.000 km mertebesinde idi.

2.Dünya savaşından sonra boru imalat ve kaynak teknolojilerinde daha da gelişmeler oldu ve bu, daha önceleri 25-30 bar olan boru hattı basınçlarının 60-70 bara, boru hattı çaplarının ise 75 cm’ye kadar çıkartılabilmesine imkan sağlayarak nakledilen doğalgaz hacimlerinin önemli ölçüde artmasına yol açtı. Kanada, kullanım fazlası olan bir kısım doğalgazı Amerika’ya ihraç etmeye başladı. Rusya’da ise doğalgaz yatakları geliştirilerek üretilen gaz merkez Asya ve Sibirya’dan Batı Rusya ve Doğu Avrupa ülkerine sevkedilmeye başlandı.

1900’lü yılların ortalarında Almanya, İtalya, Fransa ve Avusturya kendi mevcut doğalgaz potansiyelini kullanıyordu. Hollanda’daki Gronıngen sahasının gelişmesi (1959) ile buradaki potansiyelin bir kısmı komşu ülkelere ihraç edilmeye başlandı. Almanya 1964’te Gronıngen gaz sistemine bağlandı. Ancak artan enerji talebi, gerek iç kaynaklardan ve gerekse komşu ülkelerden karşılanamaz hale gelince bu defa Cezayir, Libya, Brunei ve Nijerya’dan ve bilahare Orta Doğudan doğalgazın sıvılaştırılarak tankerler ile nakline başlanıldı. Bu şekilde Japonya ve Birleşik Amerika Devletleri geniş ölçülerde enerji transferi gerçekleştirdiler. Sovyet Rusya doğalgazı’da 1974’te Almanya’dan başlamak sureti ile Batı Avrupa sistemine bağlandı. 2000 yıllarında doğalgaz’ın dünya toplam enerji tüketimi içindeki payını % 30 lara ulaşacağı tahmin edilmektedir. 1970 yılından sonra yaşanan petrol krizi, doğalgaz talebinde geniş ölçüde artışlara sebep olmuş ve hemen akabinde dünya doğalgaz üretimi 7-8 misline çıkmıştır.

DܜNYA GAZ KAYNAKLARI

Dünya Doğalgaz potansiyelinin dağılımında toplam olarak, OPEC ülkeleri en büyük hisseye sahip görünmektedirler. Münferit olarak en zengin doğalgaz kaynaklarına sıra ile Sovyet Rusya, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada, ve takiben Batı Avrupa sahip bulunmaktadır.

Tablo-3’te, dünya gaz potansiyelinin dağılımı ile ilgili bilgiler verilmiştir. Bu değerlere göre halihazırda ispatlanmış gaz rezervleri toplamı 67.5 trilyon m3 civarında tahmin edilmektedir.

Tablo-3 

Bölge İspatlanmış rezerv, 1012 m3 Muhtemel rezerv, 1012 m3
Sovyet Rusya 22.70  63.49
Kuzey Amerika 8.86 48.86 
JANZ 1.17 6.63
Batı Avrupa 4.34 9.00
Çin ve diğer Asya ülkeleri 0.60 10.86
Güney Amerika 0.63 7.91
Orta Amerika  0.57 3.63 
Kuzey Afrika  0.23 0.91
Afrika, Güney Sahara  0.09 0.34 
Doğu Asya  0.60 3.43
Güney Asya 0.46 1.23
OPEC, 1.grup toplam  7.14 29.77
OPEC, 2.grup toplam 19.60 47.86
Diğer Ortadoğu ܜlkeleri  0.43  0.86

TܜRKİYENİN DOܐALGAZ POTANSİYELİ

Türkiyemizde ispatlanmış toplam doğalgaz kaynakları 30 milyar m3 civarındadır. Bu potansiyelin kabaca %70’i yani 20 milyar m3’ü üretilebilir görünmektedir.Halen, 2000 yılı sonu itibari ile 3 Milyar m3 doğalgaz üretimi yapılmıştır. Ancak, ülkemizde jeolojik ve jeofizik araştırmalarının ve özellikle sondaj edilerek araştırılmış bölgelerinin tarihinin yeni olduğu düşünülürse henüz keşfedilememiş muhtemel rezervlerin önümüzdeki gelecekte yukarıda verilen potansiyel değere ilavesi pekala mümkündür. Tablo-4’te ülkemizin ispatlanmış ve muhtemel doğalgaz kaynakları ile ilgili bazı değerler verilmiştir. ܜlkemizin 300-400 milyar m3 civarında bir doğalgaz potansiyeline sahip olabileceğini görmekteyiz. Bugün, gelişmiş bir Avrupa ülkesinin ortalama yıllık gaz tüketimi olan 15 milyar m3’lük bir tüketimi, en az 20 yıl süre ile besleyebilecek bu potansiyelin, Türkiye gelecek ekonomisi için ne derece önemli olduğu açıktır.

Tablo-4

Türkiye Doğalgaz Potansiyeli  

Bölge İspatlanmış 109 m3 Muhtemel 109 m3
Trakya; Hamitabat, 50.0 90.0  
Tuz gölü Havzası –  25.0–45.0
Adana-İskenderun 45.0–85.0
Güneydoğu Anadolu 15.0 (*) 115.0–140.0  
Orta ve Batı Akdeniz Sahilleri 100.0-150.0
Kumrular, Umurca 5.0 15.0
Doğu Kara Deniz 30.0–60.0

(*) Bu potansiyelin 14×109 m3’ü, yanıcı olmayan gazlardır.

DOܐALGAZ HAKKINDA GENEL BİLGİLER

Hidrokarbon gazlarının hepsi yanıcı olup, parafin serisinin üyeleridir. Genel formülü “CnH2n+2 olarak gösterilebilir. Bunlardan en hafifi olan metan, pratik olarak, genel basınç ve ısı şartlarında gaz halinde olup, ya serbest halde ya da petrolde çözünmüş olarak bulunur. Metan aynı zamanda tabiatta birçok yerlerde, organik maddelerin bozuşmasından, petrole bağımlı olmayan diğer gaz akümlasyonlarına kadar çeşitli yerlerde en çok rastlanılan bir gaz türüdür.

Doğalgaz başlıca metan (CH4), etan (C2H6) ve az miktarlarda propan (C3H8) ve bütan (C4H10)’dan teşekkül eder. Doğalgaz içinde ayrıca hidrocarbon türünden olmayan nitrojen, hidrojen sülfür, karbondioksit, helyum ve su buharı bulunabilir.

Yeraltında genellikle poröz tabakalar içinde gaz olarak veya petrollü tabakalarda petrol içinde erimiş olarak rastlanırlar ve bulundukları derinlik ve yeraltı jeolojik yapısının şartlarına uygun bir basınç ve ısı altındadırlar. Tablo-1’de, hidrokarbon karışımları içinde bulunuş sıralarına göre ve en hafif fraksiyondan en ağırına doğru düzenlenmiş olarak hidrokarbon türü doğalgazlar listelenmiştir. 

TABLO – 1

Atmosferik Basınçta Gazların Kaynama Noktaları, oC 

Metan, CH4 161.5
Etan, C2H6 88.5
Propan, C3H8  42.2
Iso-Bütan, C4H10 12.1
n-Bütan, C4H10 0.5

Likit Fraksiyonlar:  

Iso-Pentan, C5H12 27.9  
n-Pentan, C5H12       36.1  
n-Hekzan, C6H14 69.0  
n-Heptan, C6H14 98.4  

Hidrokarbon fraksiyonunun kaynama noktası yükseldikçe normal şartlar altında gaz halinde bulunma kabiliyetleri azalır. Bazı proseslerde, buharlaştırılmış ağır hidrokarbonlar ekstraksiyon yolu ile tekrar likit hale dönüştürülürler, bunlar kendi aralarında LPG (Likit petrol gazları, bütan-propan), LNG (Likit Doğal Gaz, metan-etan) veya doğal gazolin (pentan ve daha ağırları gibi) sınıflara ayrılırlar. Ticari doğalgaz kompozisyonunda metan ve etan miktarları %85 ile %95 arasında değişmektedir. Geri kalan %5 ve %15 arasında değişen kısmı ise hidrokarbon olmayan inert gazlar tamamlar. Gazın spesifik gravitesi, yani ağırlığının havaya göre oranı 0.56 ile 0.78 arasında değişebilir. Kalorifik değeri yani 1 m3’ünün yanması ile açığa çıkan ısı miktarı 8 400 ile 10 600 Kcal arasında değişmektedir. Doğal gazların yanma karakteristiği şehir gazlarınından daha farklıdır. ܞehir gazları daha çok hidrojen ihtiva etmekte olup, yanma alev hızları 70-100 cm/sn arasında değişir. (Tablo –2)

TABLO – 2

Bazı Gazların ܖzelliklerinin Mukayeseleri  

Kalorifik Değer, Metan 8950 kcal/m3  
Kalroifk Değer, Hidrojen 2810 kcal/m3
Kalorifik Değer, ܞehir gazı 4420 kcal/m3
Metan, Alev alma ısısı 537 °C
Metan, Alev ısısı 1325 °C
Metan, Yanma Hızı 35 cm/sn  
hidrojen, Yanma Hızı  265 cm/sn
ܞehir Gazı, Yanma Hızı 100 cm/sn
Metan-hava yanma oranı 5.3-14.0 %  
1 m3 sıvı Metan  625 m3 Gaz Metan(424 kg)  

Gaz endüstrisinde çalışan mühendis ve teknisyenler, yakıt maliyetleri ile çok yakından ilgilenmek zorundadırlar. Doğalgaz’ın petrol ve kömüre göre değeri, ısıtma kabiliyetleri ve yanma randımanları mukayesesi ile bazı çevrim formülleri yardımı ile tayin edilir. Bununla beraber doğalgazın bir yakıt olarak değerinin anlaşılması uzun süre almıştır.  

Sanayi bölgelerinde ilk enerji konservasyonu hükümlerinin ortaya atılmaya başlandığı tarihlere kadar gerek gaz kuyularından ve gerekse petrol ile birlikte üretilen gaz’ın atmosfere atılarak yakıldığı bilinmektedir. Oklahama’da 1930-1934 yılları arasında bu şekilde heba edilen gazın miktarı 1 trilyon ft3’ü geçmektedir. Bu tarihlerde 1000 ft3 gaza biçilen değer 1-2 cent’ten daha fazla değildi ve bu 1 ton kömürün 25-50 cent’e veya 1 galon petrolü 0.07-0.15 cent’e satmak gibi bir şeydi. Ancak gazın bu derece ucuz olması, doğalgaz endüstrisinin hızla gelişmesine sebep olan en büyük amillerinden biri olmuştur.

Doğalgaz’ın yeraltından çıkarılması, arıtılması, kontrolu ve dağıtımı ve başlıbaşına bir ilim kolu haline gelmiştir. Buna bağlı olarak doğalgaz teknolojisi içinde mütalaa edilebilecek birçok metodlar geliştirilmiştir. Doğalgaz endüstrisi ile ilgili çalışmalar 5 ana grupta toplanabilir :

Doğal gazın endüstri ham maddesi olarak kullanılmasında talepler bir devamlılık arzetmekle beraber, ısınma amacına yönelik talepler mevsimden mevsime büyük değişimler gösterir. Kış aylarında yaz’a göre domestik konut ısıtımında meydana gelecek talep artışı 15 ile 20 misli olabilmektedir. Dolayısı ile, belirli kapasitelerde inşa edilen boru hatları ile nakledilen miktarlar kafi gelmediğinden, dağıtım sistemleri yeraltı depo kaynaklarından takviye edilirler. Bu depolama rezervuarları özel yöntemlerle bulunup inkişaf ettirilir ve taleplerin az olduğu yaz aylarında talep fazlası buralarda depo edilir.

Doğalgaz mühendisliğinde, herhangi bir gazın en önemli özelliklerini, şöyle sıralayabiliriz :

·         Difüzyon özelliği,

·         Sıkıştırılabilme özelliği, ve Vizkozite

·         Gaz ve likit hallerinin densiteleri,

·         Yüzey tansiyonları özelliği,

·         Termodinamik özellikleri (Isı kapasitesi, Gizli ısı, Entalpi değişimleri)

·         Isıtma kapasitesi,

·         Yanma sınırları

·         Kritik özellikler (kritik ısı, kritik basınç gibi)

·         Isı iletim özellikleri

Yukarıda belirtilen özelliklerin çoğu, gazların molekül yapıları ve moleküller arası kuvvetlerin ısı ve basınç altındaki değişimlerinin neticesidir. Hidrokarbon gazları diğer gazlar gibi, hidrojen için kabul edilen atomal ağırlık 16’ya göre bağıl olarak muhtelif atom ağırlıklarına haizdirler.

Sprey Poliüretan ve Yalıtım

ISI YALITIMI’NDA DEVRİM

SPREY POLİܜRETANLA % 60 YAKIT TASARRUFU

Poliüretan; ܖzel donanımlı yüksek basınçlı sprey makinesi ile Sıvı haldeyken uygulama yüzeyine püskürtülür. 3-5 saniye gibi kısa bir süre sonra genleşerek uygulandığı yüzeye yapışmış,sert bir köpük meydana gelir.ܜst üste yapılacak uygulamalarla da istenilen izolasyon kalınlığı elde edilir.
Sıvı olarak yüksek basınçla püskürtülüp sonra köpük halini aldığı için de ;
İܐNE DELİܐİNİ BİLE KAPATAN HİÇ BİR EKYERİ OLMAYAN,ISI KܖPRܜSܜ OLUޞTURMAYAN,Yağmur suyunun – Kar’ın – Toz’un giremediği MܜKEMMEL BİR İZOLASYON ELDE EDİLİR.

* SPREY POLİܜRETAN BİLİNEN ISI YALITIM VE MANTOLAMA MALZEMELERİNİN EN İYİSİDİR.

* Her türlü yüzeye uygulanabilir ( Tuğla , Beton,Saç,Ahşap,Eternit v.b)
* Binanın her yerine uygulanabilir. Temel,Taban,Tavan,Duvar,Çatı v.b
Bilhassa çatı örtüsüne içeriden ve alttan uygulanarak bir taşla dört kuş birden vurulur
1- Çatı arasına yağmur suyu – kar girişi tamamen önlenir.
2-Çatı arsına boşluk-delik ve çatlaklardan giren rüzgar (Hava akımı ) önlenerek çatı arasının soğuması önlenir.
3-Son katta oturanların soğuktan donma – yazın sıcaktan pişme dertleri tamamen çözülür.
4- Çatı örtüsünün dayanıklılığı arttırılarak, çatının çok daha uzun yıllar sorunsuz kullanılması sağlanır.

SIVASIZ YܜZEYE UYGULANAN POLİܜRETAN ,AYNI ZAMANDA KABA SIVA YERİNE GEÇECEܐİNDEN,KABA SIVAYA ܖDENECEK PARA YALITIMA HARCANARAK,DUVAR YALITIM MALİYETİNDE % 40 GİBİ BܜYܜK BİR TASARRUF ELDE EDİLİR.


DİАER ISI YALITIM MALZEMELERİNDE ( XPS- EPS köpüklerde ) OLDUАU GİBİ

** Harçla yapıştırma, dübelleme işlemi yoktur..
** Kapı,pencere ,balkon kenarları v.b yerlerden izolasyon içine su sızma gibi bir riski yoktur.
** Zamanla plakalar duvardan ayrıldı mı? İçine su aldı mı?Düşecek mi ? Korkusu yoktur
** Havadaki tuz buharından etkilenip zamanla kütle kaybına uğrayıp, yok olup gitmez.
** Bilinen yalıtım malzemelerinden daha yüksek dansiteye sahiptir ( 36-40 kg/m.küp )
** % 95 kapalı gözenekli olduğu için sudan, nemden etkilenmez.
** 2 cm SPREY POLİܜRETAN
3,5 cm XPS ( renkli ) köpüğe ,4 cm EPS (beyaz ) köpüğe eş değer yalıtım sağlar
** Yalıtım yapılma süresi günlerle değil saatler ile ifade edilir

POLİܜRETAN SPREY MAKİNASI
Firmamızca mobilize hale getirilmiş olup Eğitimli personelimizle,
İLİMİZ VE BܖLGEMİZE HİZMET VERMEKTEDİR.

*YALITIMLA İLGİLİ SORUNLARINIZA ;*
*En uygun çözümler bulunur,
*Bulunan bu çözümler en hızlı bir şekilde uygulanır,
*En ekonomik şekilde fiyatlandırılır.

Kızılay Şube Binası Yemekhane

dsc07440.jpg  dsc07440.jpg dsc07438.jpg dsc07442.jpg dsc07443.jpg dsc07444.jpg dsc07446.jpg dsc07447.jpg dsc07450.jpg

23 Nisan İlköğretim Okulu

dsc07475.jpg dsc07476.jpg dsc07480.jpg dsc07479.jpg dsc07481.jpg dsc07483.jpg dsc07485.jpg dsc07486.jpg dsc07487.jpg

eski yazılar »